umutlarımı da aldın giderken… ne kaldı elimde??? bir avuç gök yüzü dışında? onuda mı istiyorsun benden? al senin olsun… ben yine kendime yeterim en sonunda….
aslında insanların inanılmaz bir dünyası vardı her genç dönemlerinde... bir çocukken mesela inanılmaz bir hayalperesttir... o dünya o kadar güzeldir ki heyecanlıdır heyecanlıdır her şey... biraz büyüyüp okul çağına geldiğinde hayaller umutlar bir parça azalır... buna etken genellikle insanların birbirleri ile sokulan yarıştan dolayı olur... biraz daha büyüdükten sonra lise ve üniversite dönemlerinde bu sefer de diğer bir yarış başlar... hayatını büyük ölçüde şekillendirecek olan aslında hayatının yarısını geçmiş olan hiçbir gelecek kaygısı olmayan dönemden gelecek kaygısı olan bir döneme... istediğin gelecek olsun diye çabalarsın... bu çabanın sonucu genelde hep hüsran ile biter... istemediğin gelecek çıkar hayatına.... çocukluktan bu yana kurulan o dünya o kadar küçülmüştür ki elinde pek fazla bir seçenek kalmaz.... içindekileri iyi kullanmak istersin fakat mutluluğun yarısı artık geçmişte kalmıştır... o sıra hayatını biriyle birleştirirsin... o kişi ya senin bütün hayallerini tekrar...
aslında biz yanlış yerde yanlış zamanda yanlış insanlar tanıdık... o zamanlarda ve yerlerde karşımıza çıkan insanlar hayatımızın mutluluğunu çalan hırsızlardır.... mutluluk hırsızları... bütün hayat enerjini alır içinden sana yaşamak için bir sebep bırakmazlar... mutluluk hırsızları çaldıkları mutlulukları ne yaparlar ki? başkasının mutluluğu ile mutlu olabilirler mi ki? başkasının kurduğu hayali nasıl yaşayabilir ki? nasıl mutlu olur? aynı zamanda duyguları ile oynar bir çocuğun oyuncaklarla oynadığı gibi... aslında bizim en büyük sorunumuz derdimizi insanları kendimiz gibi görmemiz... bir insanın duyguları ile oynamak en büyük kötülüktür insana yapılabilecek... o insanda bırakılan izi kimse bilemez ne yaşadığını da... bir hayatı karartmak budur tam anlamıyla...
Polyannacılık oynuyordum bunu kabul ediyorum… Çoğu insanında bunu anladığını biliyordum aslında. Beni mutlu eden buydu iyimser olmak. Kötü bir şey mi? Sanırım evet kaybettiğiniz ruhunuz aslında. Kandırdığınızda. Kalp burada acı çeken ve acıyan taraf. Onun acısı ruhu ele geçirir. Bir melankoli bir ağır travma yaratır vücutta. Bunun sebebini açıklamak aslında oldukça zor. Bunun sonunun ne olacağını kestirmekte zor. daha önce yaşadıklarım şuanda yaşadıklarımın özeti bir parçası gibi… sadece kişiler farklı senaryolar aynı… mekanlar farklı… daha önce bu filmi izlemişsin havası var… ama yinede izliyorsun işte yine aynı sahnelere ağlıyorsun yine aynı sahnelere gülüyorsun işte… umut aslında insanın en kötü düşmanı… kendini kandırmanın farklı bir türü… ve bunda da oldukça başarılı… bu kandırmacanın biri de olacakları bildiğin halde sonun ne olduğunu bildiğin halde gitmen… acıyı görüyorsun ama acı çekmekten de kalmıyorsun…bir eşik vardı geçmeye korktuğum sanırım bu korkumu yendim… çektiğim çizg...
Yorumlar