Kayıtlar

Öksüz...

Resim
ruhum bu aralar öksüz bir çocuk gibi... hep bir seyler arayıp sığınıp sahiplenilmek istiyor ama her defasında yanaştığı Limanlar ona bir yer göstermediği gibi bir sürü şeylerini de alıyor... her limanda çizdiğim dünyamın resimleri parça parça kopartılıyor... yap-boz gibi birleştirilmez ki artık... eksik parçaların yerine yeni resim cizsende orası hep yamali kalacak....

Bir omuz sadece....

bazı insanlara göre mutsuzluğun umutsuzluğun boş yere... bazı insanlara göre sen boş yere üzülüyorsun.... bu yüzden seni anlamıyorlar...  anlamak istemiyorlar... başkasının mutsuzluğunu kendilerine geçmesinden korkuyorlar.... bu kadar benciller işte.... her şey de olduğu gibi yine herkes kendini düşünüyor.... dünyanın kanunu bu olmuş sanki.... aslında biraz anlamaya çalışsalar... ya da onuda geçtim... daha kolayı var aslında... onlar için çok kolay olacak ama diğer taraf için belki de hayatını kurtaracak bir şey... sadece bir omuz verse sorgusuz sualsiz... sormasa ne olduğunu ne bittiğini... sadece ortak olsa hüznüne acına sorgusuz sualsiz... sadece bir omuz verse.... sadece bir omuz....

Kendim gibi...

aslında en çok bu halimi seviyorum ben... ölmeye bu kadar yakın olduğun başka anlarım yok benim... öyle korkusuzum ki bu anlarda.... her şey yapabilirim aslında.... ölmek sadece küçük bir başlangıç olur oysa....bir kerede yargılamadan dinlesen beni... ses çıkamartmasan... sessiz kalsan... sadece bir omuz versen kafamı yaslayacağım.... sadece istediğim bir omuz sorgusuz sualsiz.... neden diye sorma bu sevdiğim anı.... seviyorum işte nedensiz... daha çok kendim gibi...

yapamazsın...

sen hiç sevdiğin birini kaybettin mi?  hani böyle zamanı durdurmak istersin ya… o yokken günler geçmesin istersin… elinde tutmak kavramak istersin zamanı… ama bunu yapamazsın…       L&M

Gibi...

unutmak istedim ama unutamadım….. hayatından hala çıkaramadın da ondan…. böyle kafanı yastığa koyduğunda hala daha seninleymiş gibi… ama böyle uyanıp dışarı çıktığında seninle hiç olmayacakmış gibi geliyor…                         L&M

Oscar Wilde...

İnsanın birini etkilemesi demek ona kendi ruhunu vermesi demektir de ondan. bu insan kendi doğal düşünceleriyle düşünmez artık, kendi doğal ihtiraslarıyla yanmaz. erdemleri sahici değildir. günahları -günah diye bir şey varsa eğer- ödünçtür. bu insan başka birinin müziğinin bir yansıması olup çıkar, kendisi için yazılmamış bir rolde oynayan bir aktör. yaşamanın amacı kişinin kendini geliştirmesidir. doğamızın gereği kusursuz olarak gerçekleştirmek: işte her birimizin burada olmamızın nedeni budur. oysa şimdilerde insanlar öz benliklerinden korkuyorlar. görevlerin en yücesini, yani kişinin kendi öz benliğine olan görevini unutmuşlar. hayırseverliklerine diyecek yok. açları doyuruyorlar, dilencileri giydiriyorlar. gel gör ki kendi ruhları aç, çıplak. soyumuzda cesaret diye bir şey kalmamış. belki de hiçbir zaman yoktu. toplum korkusu -ki ahlakın temelidir-, bir de dinin püf noktası olan Tanrı korkusu: bizi yöneten iki şey işte bunlar. öte yandan, gene de ben şuna inanıyorum ki bir tek a...

üçümüz birden sevilemez miyiz?

senden sonra çok değiştim ben…. o kadar değiştim ki herhalde görsen tanıyamazsın… bilsen ben seven herkesi kırıyorum… dinlemiyorum… umursamıyorum söylediklerini… bom boş yaşıyorum… ne söylediğimin farkındayım ne insanların ne sevdiklerimin… niye böyle biliyor musun? çünkü sen kafamın içindesin… senin fikrin kafamın içinde bir hayalet gibi… ve ben o hayaletle uyuyorum her gece… ne olur artık izin ver…. ne olur yaşamama izin ver… tekrar birilerini sevmeme izin ver… ölemem ben… öldüremem kendimi… beni sevenleri yalnız bırakamam… yanına gelemem… çok uğraştım seni getirmek için ama yapamadım… ne olur izin ver bana… biraz mutlu olmak istiyorum sadece o kadar… sen yanımda ol yine… kal… ama ne olur bana izin ver… üçümüz birden sevilemez miyiz?                       L&M